Ozan Önen

Atina’dan bildiriyor…

Hürmüz, keder ve varoluş.

Uyandım.

Her şeyden kuşku duyan bir Descartes hiçbir zaman olamadım. Hatta bundan bile kuşku duyamadım. Oysa benim, her şeyden kuşku duyabilen ne çok arkadaşım var.

Anladım.

Bugüne kadar hep sezgisel yönelimlerle dogmatik inanışları bilinçli biçimde tercih eden ben, bugün, tüm bu sebepsiz güveniverişlerimi terk ediyorum. Bugün, taş kalbim olsun isiyorum. Günlük hayatta tesadüfen karşılaştığım süper kahramanlar, senden benden replik yürüten şark kurnazları, sahici acılarına rağmen halen ayakta durmayı tecih eden sefalet kuşları, evet, bunların hiçibiri, olduklarından daha az ya da daha çok gerçek değiller. Yalnızca, var oldukları kadarlar ve bugüne kadarki tüm dogmalarımı, köklerinden itibaren terk ediyorum. Bugün, gerçek anlamda bir taş kalbim olsun istedim. Ve sanırım…

Başardım. Başarıyorum…

Bir güzel adam tanıyorum, 17 yıldır birlikte yaşadığı köpeği öldüğü vakit dahi kalbi yaralar bağlayan. Bunu bile bile, bugün, bu hiç umrumda olmasın istedim. Örneğin sokaklarda iç savaş çıksa yarın, bu güzel adamın kendi köpeği için tuttuğu yasla bir başkasının iç savaşta birbirini boğazlayan insanlar için tuttuğu yas arasında bir fark bulmamam gerektiğinin farkına vardım. Hatta bir köpeğin hayatı, bir insanın hayatına göre gözüme daha anlamlı, daha sahici, daha cana yakın gelebiliyor iken son birkaç gündür, şu an, ikisi de hiç ama hiç umrumda olmasın istiyorum. Ama halen, o köpeğin yok oluşu, bana daha sahici geliyor. Yanılmam mümkün ama yanılmaktan çekinmiyorum. Çünkü hayat denilen zamazingo, ancak bu kadar gerçek: Olduğu kadar. Ve ben, bugün, tamı tamına böyle hissediyorum.

Uzun süredir tek satır yazmayan ben, bugün, taş kalpli bir başka adam olarak, yeniden yazmaya başlıyorum. Yani, yeni benliğim ile aslında ilk satırlarımı yazıyorum. Hiçkimseyi bir şeylere inandırmaya çalışmak, birilerine estetik parçalar sunmak, dozaşırı bir aşk ile kaleme sarılmak istemiyorum. Yazı, bir intikam yolu olabileceği gibi aynı zamanda bir özyıkım da olabiliyor çünkü. Onu o kadar ciddiye de almadan, “ben” kavramını da yabancılaştırıp, atmosfere birkaç sözcük bırakmak geliyor içimden; hepsi bu. “Beklentisiz, yargılamadan ve yadırgamadan” buradayım. Nedenini hiç merak etmiyorum, yalnızca, bana “bunu yapmalısın” diyen tuhaf bir sesi bugün yeniden duydum; hepsi bu. Bugün, tüm boktan alışkanlıklarımı, tüm inançlarımı, aidiyetlerimi, aşkın kavramlar karşısındaki gereksiz hassasiyetlerimi, tüm kendimi kandırmalarımı terk ediyorum.

Hiç beklemediğim bir anda, biri şöyle dedi bugün: “Senden bir şey beklemiyorum ama kendinden bir tane daha klonlar mısın benim kullanımım için? Hürmüz’ün de dediği gibi gökten erkek yağar mı? Yağarsa, senden bir tane daha olur mu? Olursa, ne tarafa doğru yağarsın?”

Tüm taş kalbimle, cevap vermek istemediğimi söyledim.

Başardım.

Hiçbir şey yapamayabilirim, ama en azından, artık bunu yazabiliyorum.

Merhaba cesur yeni dünya: Yeni “ben” olarak buradayım.
O eski “ben”in yabancısına -durma- selam çak.

Bildiğim, sahip olduğum, sahip olduğumu sandığım her şeyi terk edebileceğim bu noktadan sana yeni bir şeyler getirdim çünkü. Aile, sevgili, evcil hayvan, okul, iş, alışkanlıklar ve sahip olduğumu düşündüğüm her şey, çektiğim nefes bile, terk edilebilir şeyler benim için ve bunu söylemekten hiç ama hiç çekinmiyorum. Her şeyden kuşku duyabilen bir Descartes olamamak halen iyi değil; biliyorum, ama artık, kuşkularla dolu insanlardan kuşku duymaya başlamayı tercih edebilecek kadar cesur olduğumun farkındayım.

Beklentisiz, yargılamadan ve yadırgamadan.
Gelişine sert volelerle.

Necip Fazıl’dan ilk bakışta hiç hoşlanmamış olsam da, şimdi, kendisine ve birçoğuna geç kalmış olmamın pişmanlığıyla, sevdiğim tüm yazarları da terk ederek, yeni bir sayfa açıyorum kendime:

“Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek. Ve bir devrim, evvela devrimi devirecek.”

Söyle Hürmüz, duyuyor musun?

13 Aralık 2009, Pazar
Yeni Bir Yer


High Hopes – Pink Floyd

Reklamlar

5 Yorum»

  isminivermekistemeyenseyirci wrote @

” Hiçkimse alışkanlıklara veda etme cesaretini gösteremez” diyor hiç katılmadığım Bernand Shaw. ”Sonra da utanılacak şeyleri alışkanlık olarak göstermeyi çok sever insan” diyen Dostoyevski.
Ama bunları geçerek ”Yemeği yerken önüne bak” diyen anneannemi seviyorum. Gerçekçi olmak güzel.

  Yağız wrote @

Yazıyla alakasız olacak ama ben anneanneyi sevdim.

  Fuat wrote @

Naçar kalmak da işte bu, duyarlı olduğumuz ve bizi çaresizliğimizle köşeye kıstıran herşeyden vazgeçmek isteği… Ama yine de bu isyan bizi biz yapan şeylere ilişkin kalıcı bir değişimi sağlamaya caktır ( hem iyi ki, hem maalesef ) Dolayısıyla samimiyetle umursamaya, duyarlılığa bir müddet ara vererek de olsa devam edeceksin ( Bence ) Yine de güzel olan, bak hiç tanımadığın birileri kelimelerini paylaşıp, sana cevap yazıyor. Çoğunlukla çaresizlik içinde ama yine de umutla arayarak… Sanırım kodlamamız, taş kalpliliğe izin vermeyecek kadar sağlam, taşımak bazen çok zor gelse de… Umursamaya devam… Şimdi ya da sonra

  omnia mea mecum porto wrote @

Tebrik ederim Ozan. Bugüne kadar zaman zaman belirttiğin memnuniyetsizliğinin, sorularının, sorgulamalarının altında yatan sebeplerden biri, her şeyden az veya çok kuşku duyman değil midir ? Taş kalplilik de her şeyin zannettiğimiz gibi olmamasına bir küskünlük, öfke ve hayal kırıklığı belki. İnsanın, her şeyin olabilirliğini fark etmesi. İnsanlık halidir bu; yine beklentilerin olacak, yadırgayacak, yargılayacak, kuşku duyacak ve memnun kalmayacaksın . Böylece‘’yeni ben’’ de eskiyecek bir gün, diğer bir ‘’yeni ben’’ için. Kendini tekrar tekrar doğurmak, büyütmek ve öldürmek değil midir ömür dediğimiz? ‘’Eski ben’’in intihar mektubuydu okuduğum. ‘’Yeni ben’’ini nasıl büyüttüğünü de okumak dileğimle…

  omer wrote @

konuşarak okuduğum (ya da dinlediğimi hissederek) kelimeler bütünü.

Ozan(tanımıyorum seni ;ama) hoşgirdin yeni hayatına…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: